İrtibatı Koparmayalım!
gezip tozmak deyimi
hiçbir iş yapmadan gezip dolaşmak, eğlenerek, şurada burada bol bol gezmek, dolaşmak.
- anası onu kadir gecesi doğurmuş
- Allah bir yastıkta kocatsın
- arası soğumak
- Allah gecinden versin
- ayağını sürümek
- laf işitmek
- ayı yavrusu ile oynuyor
- mahalle karısı
- ağzının payını vermek
- düdük gibi
- aklı başka yerde olmak
- eksik etek
- gölge olmak
- ağzından yeller alsın
- dili ensesinden çekilsin
- koyun kaval dinler gibi
- akıl erdirememek
- taş üstünde taş koymamak
- defi hacet etmek
- dağlar anası
- dik alası
- bir tuhaflığı olmak
- can cana, baş başa
- çek arabanı
- pösteki saymak
- elinde kalmak
- bokunu çıkarmak
- ayran geven
- aslını bilmek
- dizginleri salıvermek
- çarkına etmek
- göz değmek
- arkaya bırakmak
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
argo (1) ortadaki, eldeki işle ilgilenmeyip başka şey düşünmek, zamanı boşu boşuna harcamak. (2) karşısındakini anlamaz yerine koyarak aldatırcasına konuşmak, alay etmek, eğlenmek. (3) geçici sevgi ilişkisi kurmak, gönül eğlendirmek, örnek: Amacım evlenmek değil dalga geçmekti.
(1) İstemediği kişilerin bir yerdeki görevlerine son vermek. (2) Kırıp geçirmek, topluca öldürmek, kıyıma uğratmak.?Genel müdür olunca, ilk işi yardımcılarına tırpan atmak oldu.?
inanılmayacak ölçülerde olmak, akim almayacağı kadar aşırı olmak. örnek: Savaşta akla sığmaz işler olabilir.
değerli değersiz, iyi kötü birbirine karışmak, çok karışık bir durum ortaya çıkmak.
Bilip bilmeden konuşanlar, yüksekten atanlar, düşüncesinde aldananlar için küçümseme sözü olarak kullanılır.
(1) Yersiz yurtsuz kalmak, barınacak yer bulamamak. (2) İki şey arasında kalmak. (3) (Bir şeyi) kimse üzerine almamak.?Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada kaldılar.?
(1) Kendinden üstün bir güç karşısında yenilgiyi kabul etmek, mücadeleden vazgeçmek. (2) Kendini teslim etmek, birtakım ellere bırakmak.?Teslim olursan kılına dokunulmayacaktır!?
(1) çözümsüz kalarak yetersizliğini anlayıp direnmeyi bırakmak, acmdırıcı bir tavır içine girmek, örnek: Önümde boyun bükünce, acıdım. (2) (bir şey, birini) çaresiz bırakmak, güçsüzleştirmek. örnek: Babasının ölümü onun boynunu büktü. (3) bir durumu, bir işi ister istemez kabul etmek. örnek: Bize karşı boyun bükmek zorundadır. (4) (bitki) susuzluk, besinsizlik, hastalık gibi nedenlerle canlılığını, dikliğini yitirmek, örnek: Bir gün içinde çiçeğim boyun bükmüştü.
kimseye danışmadan ve nereye gideceğini söylemeden, çevresindekilerle ilgisini kesip, bulunduğu yerden ayrılmak, örnek: İnsan kimi zaman başını alıp gitmek istiyor.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.